bekir bozdağ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bekir bozdağ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Şubat 2012 Perşembe

HERHANGİ BİR SUÇ YOK YAPILAN GÖREV VAR!

AKP'li Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ 11 Kasım 2010 tarihinde şöyle diyordu;


"Darbe yapmak görev suçu değildir. Darbe yapmayı görev suçu olarak kabul etmek TSK İç Hizmet Kanunu'nun 35. maddesine meşruiyet kazandırmak olur."


Nedir bu İç Hizmet Kanunu'nun 35. Maddesi?


Madde 35 - Silahlı Kuvvetlerin vazifesi; Türk yurdunu ve Anayasa ile tayin edilmiş olan Türkiye Cumhuriyetini kollamak ve korumaktır.


AKP ve yandaşlarına göre 35. Madde darbelere kaynak oluşturan bir metin ve mutlak suretle değiştirilmesi gerek. Kısaca asker kanunla belirlenmiş görevlerini yapmaya çalışırken darbecilikle suçlanıp, hapislerde süründürülebilir.


Aynı Bekir Bozdağ 9 Şubat 2012'de, MİT'in üst düzey yöneticilerinin PKK ile görev tanımlarının dışında ilişkilerinin bulunmasının ardından savcılık tarafından ifade vermeye çağrılmalarına ilişkin şu açıklamayı yaptı;


 ''Benim gördüğüm, ortaya çıkan şeylere baktığınızda işlenen herhangi bir suç yok. Yapılan bir vazife var'' dedi.


Bir başbakan yardımcısından biraz daha tutarlı olmasını beklersiniz ama maalesef bugün paramparça olmuş bir ülkede yaşadığımız için insanlar tamamen işlerine geldiği gibi rahatça konuşabiliyor ve insanları aptal yerine koyabiliyorlar.



8 Ocak 2012 Pazar

ZÜBÜK

Aziz Nesin'in unutulmaz eseri, Kemal Sunal'la hayat bulan Zübük, taşra toplum yapısını ve siyaset anlayışını tüm ayrıntılarıyla bize anlatır. Filmde bir sahnede Zübük belediye başkanlığı için Avukat Burhan'la çekişmektedir. Avukat Burhan kasabaya bir okul yaptırılmasını istemekte, Zübük ise buna kesinlikle karşı çıkmakla birlikte okul yerine cami yapılmasını istemektedir. Halka açık oturum yapmaktadırlar;

zübük- burhan bey burhan bey! müslüman mahallesinde salyangoz satılmaz. bunlar hep gomünist oyunları. beyfendi şunu bil; kasabamıza memleketimizin en büyük camiisi inşa edilecektir. ve de buna hiç bir kuvvet engel olamayacaktır. 
burhan- ulan zübük ömründe bir kez olsun şu camiiye hiç yolun düştü mü?
zübük- biz elhamdülillah müslümanız. beş vakte beş daha katıp namazımızı evimizde kılarız. müslüman kardeşlerim buna şahittir. 
burhan- duydunuz; namaz evde de kılınır arkadaşlar. ama çocuklar evde okuyamaz!
halk- susturun şu münafığı!
zübük- size söz veriyorum; kanım pahasına da olsa camii-i şerifi inşaa edeceğim!
halk- yaşaaaa!!!


Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ bugün bu hikayeye verilebilecek en güzel örneklerden birini verdi. O çok sevdikleri ve destek gördüklerini söyledikleri halkı da açıkça yanılttı.

Bozdağ yaptığı açıklamada; "Türkiye 2014'de ilk defa bir devrim yaşayacak. Halk 2014 yılında özgürce sandık başına giderek cumhurbaşkanını seçecek. Türkiye ilk defa kendi cumhurbaşkanını kendisi özgürce seçecek. Milletvekilini, bakanını seçen halk neden cumhurbaşkanını seçmesin ki? CHP, MHP, BDP cumhurbaşkanını halkın seçmesini neden istemiyor. Çünkü onlar halkın cumhurbaşkanı seçmesinden, halktan korkuyorlar. Hiç kimse heveslenmesin cumhurbaşkanlığı seçimleri 2014'de olacak. Herkes bu sürece hazırlansın." dedi. 


Okumadıklarını, dinlemediklerini ve sorgulamadıklarını biliyorduk ama bu kadarı fazla bence. Sayın Bozdağ'ın söylediğinin tam tersine muhalefet; nasıl ki 2007 referandum yoluyla yapılan anayasa değişikliği uyarınca 2011'de genel seçimlere gidildiyse, 2012'de de Cumhurbaşkanlığı seçiminin yapılması gerektiğini ısrarla belirtiyor. 
(Cumhurbaşkanlığı görev süresi ile ilgili yazıma da http://aequustr.blogspot.com/2011/12/cumhurbaskanligi-gorev-suresi.html adresinden ulaşabilirsiniz.)


AKP'nin iktidara gelmesiyle zaten kirli olan siyaset artık katran karası bir hal almış durumda. Kendini "ak" olarak nitelendiren bir kitlenin bu kadar ucuz yolları kullanması ise acınacak bir durum.